Saturday, November 22, 2008

Paul Weller’ın Yenileri

Posted by İpek Aral On Ağustos - 7 - 2007
Paul Weller’ın Graham Coxon ile yaptığı yeni çalışması “This Old Town” dışında Andy Lewis ile yaptığı “Are you trying to be lonely?” de beğendim. Henüz “For the dancers only”i dinleyebilmiş değilim. Bir yerlerden indiriliyor ama … Paul Weller’ın 8 Eylül’deki Amsterdam konserine yetişebilmeyi isterdim ancak şu an için o da uzak bir ihtimal olarak görülüyor. Zaten düşünüldüğünde artık çok fazla ayakta kalamıyorum ve İlhan’nın da Paul Weller’ın müziğinden pek haz edeceğini sanmıyorum. Ne büyük bir kayıp oysa ki …

2007′ye hazırlık

Posted by İpek Aral On Aralık - 3 - 2006

2006 yılı sonunda http://iaeveseyes.blogspot.com adresindeki EVE’S EYES 2006 defterimi kapatıp yeni blog’a yazmaya devam edeceğim. Değişiklik iyidir düşüncesiyle sayfa dizaynı olarak farklı renk ve temaya geçmeyi tercih ettim. Şimdi de sayfa nasıl görünüyor denemek için yazıyorum. Eğer hoşuma gitmez ise görüntüyü farklılaştıracağım.

Paul Weller - Thinking Of You

Paul Weller’ın 13.07.2006 tarihindeki Harbiye Açıkhava’daki konseri benim için çok önemlidir. Her insanın bir öz mayası vardır. Bu maya dahilinde ailesi, arkadaşları, aşkları, eğitimi, işi, hobileri ve bazı çok özel insanlar bulunur. O gece Paul Weller bu mayanın içine dahil olmuştu ve ben onun hayatımdaki varlığından, üzerimdeki etkisinden çok memnunum.

Akla hemen ‘nasıl bir etki’ diye sormak geliyor elbet. İmaj olarak kimliğini çok iyi yapılandırmış ve sindirmiş. Gülüşü, minik ve jestleri, konuşması, kendine has kibiri, kılık kıyafeti bütünün yerli yerine oturan parçaları. Ne az, ne çok. Şarkı sözleri yolu ile kibirini kırıyor ve gündelik hayatta çok da paylaşmaya taraftar olmadığı düşünce ve hayal dünyasını açıyor. İnsanın iç çelişkileri kendisini geliştirip, yaratıcılığını, üretkenliğini beslerken etrafını çok yıpratır. Paul Weller gerçekten çok yıpratıcı bir kişi. Zaten başarısının altında üretkenliğinden kaynaklanan yıpratıcılığı var. Muhtemelen gündelik hayatında kimsenin anlamlandıramadığı, yer yer kırıldığı, bozulduğu tutumlar sergiliyor. Mikro anlamda çok değişkenlik gösterse bile makro bazda çok istikrarlı bir çizgiye sahip. Böyle insanlarla uzun vadeli ilişkiler kurabilmek için çok sakin, beklentisiz, kaygısız, geniş olmak gerekir çünkü bu tarz kişiliklerin kendilerinden zaten sürekli büyük beklentileri vardır, bir de diğer insanların beklentilerini kaldırmaya çoğunlukla müsait olamazlar. Bu noktada hayatlarının en büyük çelişkisini yaşarlar. (belki de bencillik demeliyiz). Kendilerinden hiçbirşey beklenmemesini, özgür kalmayı isterken, etraflarından KOŞULSUZ tam adanmışlık umarlar. Aradıkları adanmışlığı elde ettiklerinde ise mücadele edecekleri karşıt bir güç kalmadığından sıkılırlar. Kendilerine yeni hedefler aramaya yönelikler. Bütün bu sürecin temelinde fazlasıyla kendisini gerçekleştirme ihtiyacı yatar ve bu ihtiyaç hiçbir zaman bitmez. Agresif, kıskanç ve kendisi ile fazla meşgul bir yapıya gündelik 3. kişilerden kaynaklı yük binerse çöker. Evet, Paul Weller gibiler günlük yüklerden hoşlanmazlar ancak kimsenin kolay kolay kaldıramayacağı uzun vadeli “misyon” yüklerini başarı ile taşırlar. Dengesiz denilen ve sürekli kendisini tüketmesi beklenen bir insan bir bakarsınız 30 yıl boyunca yüzbinleri arkasından sürükleyen beş çocuklu “modfather” olarak çıkar karşınıza. Dengesizliğin dengesi üzerine kurulu bir hayat. Sorarım şu dünyada kaç kişi böyle nitelikleri kimliğinde taşıyabiliyor ?

Benim yapımla bazı boyutları ile hiç örtüşmeyen bu süreçte kendini gerçekleştirme aşamasında yaşanan sıkılganlıkta ise eşgüdümlü bir yapım olduğunu söyleyebilirim. Durağan insanlara hiç tahammülüm olmaması sanırım etrafımı en zorladığım noktamdır. Bana göre hayat bir göl değil, coşkun bir nehir olmalıdır. Paul Weller’ın değişik frekanstaki yoğun yaşam coşkusu beni çok etkiliyor, onunla empati kurunca (5. boyut) beynim farklı hormonlar salgılıyor, kısacası esniyorum. O bir renk.(Mr.GB)

GÜZELDEN DE ÖTE

Posted by İpek Aral On Kasım - 11 - 2006


Film : Billy Elliot - Jamie Bell
Müzik : A Town Called Malice - The Jam
Elektrik … bence ise aşk …tanrısal
Kabul

I love to boggie

GÜZEL

Posted by İpek Aral On Kasım - 10 - 2006


Danslar Funny Face (1957) - Audrey Hepburn filminden alıntıdır.

TSC

Posted by İpek Aral On Ağustos - 24 - 2006

The Style Council -Boy Who Cried Wolf-

Lovely

Wild Wood

Posted by İpek Aral On Temmuz - 21 - 2006

Paul Weller - Wild Wood

High tide, mid afternoon
People fly by, in the traffics boom
Knowing, just where you’re blowing
Getting to where you should be going
Don’t let them get you down
Making you feel guilty about
Golden rain, will bring you riches
All the good things you deserve now
Climbing, forever trying
Find your way out of the wild, wild wood
Now there’s no justice
Only yourself that you can trust in
And I said high tide, mid afternoon
People fly by, in the traffics boom
Knowing, just where you’re blowing
Getting to where you should be going
Day by day your world fades away
Waiting to feel all the dreams that say
Golden rain will bring you riches
All the good things you deserve now
And I say, climbing, forever trying
Find your way out of the wild, wild wood
Said you’re gonna find your way out of the wild, wild wood
Wild wild wood …

İpek Aral - … where I hang around