Gel zaman git zaman internet hayatimizda iyice yer etmeye başladı. Emaillerimizi atiyoruz, facebookta geziniyoruz, işlerimizi yürütüyoruz. Bir bakima internet bize mobilleşmeyi de beraberinde getirdi. Bugün ofisimde bu yazıyı yazıyorum. Sonra kalkip eve gidiyorum başka bir yazı yazıyorum. Ofis dökümanlarımı internet üzerinden online ofis uygulamaları ile düzenleyebiliyorum. Resimlerime resim paylaşım siteleri üzerinden erişebiliyorum. Videoları internetten izliyorum, yemeğimi dahi internet üzerinden binlerce alternatifi gezerek sipariş verebiliyorum. İhtiyacim olan bir bilgisayar ve bir de internet bağlantısı. Bilgisayar mı dedim, evet hepimizin elinde bir adet öyle ya da böyle internete çıkabilen bir cep telefonu var. Geriye ne kaldı? Sadece bir internet bağlantısı. Ha telefonlarımız GPRS teknolojisi üzerinden ile internete bağlanabiliyor. Türkiye de ise bağlanılamıyor. Çünkü Türkiye’de internet halen çok pahali. O zaman bu mobilizasyonu sürdürebilmek için halen bir internete ihtiyacımız var. Ne yaparız, nasıl buluruz? Çevremizde uçuşan tonla radyo dalgasi arasında açık kablosuz internet bağlantıları bulabiliriz. Peki bunlardan nasıl faydalanabiliriz. Cep telefonlarımızla havayı taratırız (yok bunu beğenmedim). Laptopimizi açıp açık kablosuz ağ arayabiliriz (bu daha zor). O halde burdan buyurun;
Teknolojide son nokta, 12 sistem bir dünya harikası, tek tuşla kablosuz internet bulma canavarı : ) . 100 metreye kadar çevrenizdeki kablosuz ağ istasyonlarını kontrol eden, yağmurda, karda, çamurda çalışabilen torunlara miras bir alet. Kablosuz ağ yakalama saati, hem saate bakiyoruz hem kablosuz ağlara : )
Bundan sonra internet yok derdi yok. Ha biz gene de emanet çözümlerle gitmektense bir an önce 3G hizmetinin devreye girmesi için dua edelim, mesaj yazalim, toplumsal kalkışmalarda bulunalim. Belki 3G olur da daha mutlu oluruz ulkemizde.
İnternet özgürleştirir…

1 Response