
Haftanın başlangıcı itibariyle birden çok hüsran mı desem, bozgun mu desem, felaket mi desem, dört olayla karşı karşıya kaldım. Felaketlerin en büyüğünden en küçüğüne doğru sıralayalım :
Yıldızlı bir numara; Deniz Baykal’ın tekrar CHP Genel Başkanı olarak seçilmesi. “Bir parti seçmen tabanından nasıl bu kadar uzaklaşabilir” konusunda tez yazmak için ideal örneklemdir CHP. AKP nasıl dindar insanların inançlarını sömürüyorsa, CHP’de sosyal demokratların ideolojilerine olan özsel bağlarını istismar etmektedir… Aklımda çok değişik fantaziler beliriyor. Mesela kongreye gitmişim, mikrofonu kapmışım “Bir eşek çiftliği kurup, Deniz Baykal’a oy verenleri oraya tıkacağım. AKP’yi koyun, sizi de ancak eşek çiftliği paklar” diye bağırıyorum. Fena olmaz mı?
İki numara; Fenerbahçe’nin yenilgisi tabii ki. İzlemedim ama çok üzüldüm. Hele şu Hakan Şükür’ün lafları aklıma geldikçe üzüntüm daha da artıyor. Haklı değil miyim ?
Üç numara; havaların berbat olması. Yaprak’la evde oturuyoruz, günümüzü dolduruyoruz, ama aslında o da sıkılıyor, ben de. Geçen gün soğuğa rağmen giydirdim Yaprak’ı şöyle evin etrafında bir saatlik tur attık. İkimize de ne iyi geldi. Yaprak pusetinde gıkını çıkarmadı. Belli ki sokağa çıkmayı o da özlemişti. Bugün öğleden sonra aynı tip bir teşebbüste bulunabiliriz. Neden olmasın ?
Dört numara ise Blog Ödülleri 2008′in tümuyle sahte bir yarışma organizasyonu olduğu öğrenmem. (umarım bu sadece kötü bir dedikodu olsun) İlhan benimle dalga geçiyor ama bana yarışmayı söyleyen ve katılmamı söyleyende kendisi. Ayıp birşey diyorum, bu sahteciliği ve İlhan’ı şiddetle kınıyorum. Ne biçim iş, değil mi?
Bu arada felaket, hüsran, bozgun tanımına pek uymasa da beni çok üzen bir diğer olay sevgili arkadaşım Özlem’in belinde ve boynunda aynı anda fıtık teşhisi konması oldu. Ne şanssızlık ! Mesleki deformasyon denebilecek bu durum için birkaç doktora göstermeden kesin teşhisi koymak da pek doğru olmaz herhalde. Diliyorum Özlem en kısa sürede sağlığına kavuşur.
Görüldüğü gibi sabah gözümü açtığımda Yaprak’ın pırıl pırıl gülen yüzü ve gözleri ile karşılaşmasam hiç yüzüme olumlu bir ifade yerleştirecek gibi değildim. Ama öyle veya böyle günümüze başlıyoruz ve onu en iyi şekilde devam ettirmeye çalışıyoruz. En azından biz ailece bu yolda önümüze bakıyoruz.
Not : Haftanın anlam ve önemini belirtmek için yukarıdaki fotoğrafı seçtim. Hak edenler keşke üstüne alınsa … ama neredeeeeeee !
Add A Comment
You must be logged in to post a comment.