Saturday, November 22, 2008

Kuzey Irak’a Güneş Operasyonu

Posted by İpek Aral On Mart - 4 - 2008

kuzey ırak a harekat

Ben bir asker değilim. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görevi ülke içinde, komşularımız ile ve dünya çapında barışın güvencesi olmak ve bu üç unsura yönelik tehlikelere karşı ülkesinin toprak bütünlüğünü ve vatandaşlarını korumak, gerekli durumlarda daha global boyutta gücünü barış adına kullanmaktır.

Güneydoğu’da yaşanan ve hepimizi üzen terör olaylarının kökünü tartışmak için bu yazıyı yazmıyorum. Kürt kimliğinin hak ve haksızlıkları arayışında Kürt vatandaşlarımız tarafından ilk başka kabul edilmesi gereken ana konu Diyarbakır’ın asla olası bir Kürdüstan devletinin başkenti olamayacağıdır. Bana göre fazla nüfusdan başka hiçbirşey üretmeyen, ana gelirini uyuşturucu ticaretinden elde eden ve bütüncül olarak Kürt kimliğini temsil etmeyen bir grup insanın “Kürt davası” gibi bir iddiası olamaz. Hele ki dünyayı zehirleyerek “hak” elde edilemez. Avrupa’nın da son dönemde bu grubun ana faaliyet alanını “Kürt haklarını aramak”tan çok bireysel ceplerini doldurmak olduğunu farkmesi rüzgarın onlar alehine dönmesine neden olmuştur. Gelinen noktada Kuzey Irak yetkili mercileri PKK’yı kendi içlerinde halletmek zorunda olduklarını görmüşlerdir. Tersi bir durumda kendi meşruiyetlerini dünyadan alamayacaklarını anlamışlardır. Benim Irak sınırlari içinde bir Kürdistan kurulması ile ilgili hiçbir problemim yok. Ama eminim Iraklı Arap ve Şiilerin olacaktır. Bölünme dünya platformunda Irak’ın alehinedir.

Türk Ordusunun Kuzey Irak’a yaptığı Güneş Operasyonu kanımca kısa süreli veya uzun süreli ayrımları üzerinden başlatılmadı, amaç “ani ve çok zorlu şartlarda” başlatılmasıydı. Bir çeşit güç gösterisiydi, gafil avlamaktı ve başarılı da oldu. Düşünüldüğünde eğer uzun süreli bir askeri girişimde bulunacak olursanız gönderdiğiniz askeri beslemeniz ve barındırmanız (yatırmanız) gerekir. Lojistik merkezler kurmadan uzun süreli harekat yapılmaz, kim 2-3 ay boyunca askeri bu kış koşullarında kar üzerinde uyutabilir, yarı aç bırakabilir ? Ben bir hafta boyunca hiçbir medya organında Türk Ordusunun Kuzey Irak sınırları içinde lojistik merkez kurduğuna dair haber duymadım. Gönderilen asker sayısı 10 bindi, yani azdı. Dolayısıyla “çekilme” beni şaşırtmadı. Özetlemek gerekirse ordu Kuzey Irak’a çok ani girdi, vurdu ve çıktı, aynen hava harekatlarındaki gibi, bu da kara güçlerinin bir nokta harekatı oldu. Ayrıca ordu nasıl bir gün önceden “ben Kuzey Irak’a giriyorum” demediyse, yine önceden “Haberiniz olsun, ben Kuzey Irak’dan çıkıyorum” dememesi de askeri güvenlik açısından normaldir.

Herkes teknolojinin ne kadar geliştiğinin farkında. Artık iş hayatında stratejik planlar bu her an gelişen teknolojik girdiler nedeniyle esnek yapılıyor. Çünkü her duruma adapte olabilecek esnekliği olmayan planlar en küçük bir zorlukta çöküyor. Dolayısıyla TSK’nın da ürettiği stratejilerin alınan istikbaratlar doğrultusunda esnek olması çok makul. Zamanımızda ortak akıl bunu gerektirir. Hiçbir sivil unsura zarar vermeden TSK’nin Güneş Operasyonunu gerçekleştirmiş olması herkesin gerçekten üstünde durması gereken en büyük başarı.

Add A Comment

You must be logged in to post a comment.