
Mevlana Celaleddin-i Rumi Mesnevi’yi divan edebiyatında ‘mesnevi’ tarzında yazdığı için eser bu adla anılmıştır. Baştan sonuna kadar manzum Farsça olan eserin en eski nüshası 25618 beyittir. Altı büyük ciltte düzenlenen Mesnevi, Mevlana’nın tasavvufi fikir ve düşüncelerini, biri diğeri ile ilintili hikayeler halinde anlatır.
1. CİLTTEN
_Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi ? Bu hayali birşey … Kimden kapıp kurtarıyoruz … Tanrı’dan mı? Ne boş, vebal .. Dünya, Tanrı’dan gafil olmaktır .. Dünya, para, pul, kadın, giyim-kuşam, ticaret değildir. Bunu bil. ( Beyit : 970-971 )
_ Ey kişi … Sen bu dünya kuyusunun dibine, hırsla tamahla atlamış, mahpus bir aslansın. Nefsini yen de tavşan gibi hür dolaş.. Senin tavşan nefsin sahrada yiyip içmekte, zevk ve safa etmekte. Sen ise şu dedikodu ve münakaşa kuyusunun dibindesin. ( Beyit : 1350-1351)
_ Kim güzelliğini mezada çıkarırsa ona yüzlerce kötü kaza yüz gösterir. - Düşman gözleri kin ve gayzları, hasletleri; kovalarından su boşalır gibi başına boşalır. ( Beyit : 1835-1836 )
_ Temiz kişilerin işini kendi işinle kıyas etme. Arslan anlamına gelen Farsça “şir” kelimesi ile sür anlamına gelen “şir” aynı yazılırsa da ayrı ayrı şeylerdir. Düşün ki, her iki arı da aynı çiçeği emerler. Fakat birinden bal, diğerinden zehir meydana gelir. Her iki kamış da bir sulakta büyür. Fakat birinin içi boş, diğerinin içi şeker doludur.
_ Herkesin hareketi ve görüşü, bulunduğu makama uyar. Herkes alemi kendi görüş çevresinden görür. Can gözü açık olmayan, ancak sakal sarığı görür. Adamın ileri veya geri oluşunu onu tarif edenden öğretir. ( Beyit : 2862 )
_ Sağırın yaptığı kıyas yüzünden on yıllık dostu ve hal-hatır sorması hiç olup gitti. Senin duygu kulağın sağırsa, gönül kulağın açık olmalı. Gönül kulağı, herşeyi duyar, işitir. ( Beyit : 3393-3395 )
_ Sofiler, Türk ressamları gibidirler. Onların, ezberlenecek dersleri, kitapları yoktur. Ama, gönülleri mükemel cilalanmış, istekten, hıstan, hasislikten, kinlerden arınmışlardır. O aynanın saflığı, berraklığı gönüldür. Gönül aynasına, hadsiz, hesapsız suretler aksedebilir. Gönüllerini cilalamış olanlar, renkten, kokudan kurtulmuşlardır. Her nefeste kolayca bir güzellik görürler. Onlar, ilmin kabuğundaki nakşı bırakmışlar, bayrağını açmışlardır. ( Beyit : 3492-3494 )
2. CİLTTEN
_ İnsanların çoğu yiyicidir. Onların selam vermelerinden pek emin olma - Hepsinin de gönlü şeytan evidir. İnsan şeytana pek kulak asma. - Şeytanın ağzından çıkan “La Havle” ye kanan kişi, savaşta o eşek gibi tepesine düşer. Kötü dostun işvelerine kulak veme; yeryüzünde tuzak gör, emniyetle yürüme … Aşağılık kişilerin hürmetini, hayır saymasını o hizmetçinin hürmeti ve hatır sayması gibi bil. Kimsesizlik, adam olmayan kişilerin işvesinden iyidir. ( Beyit : 251- 257 )
_ Dostlardan gelen akis, sen denizden, akse muhtaç olmaksızın su almaya muktedir oluncaya kadar hoştur. özün, aklın, kulağın saf ve teniz olmasını istersen tamah perdelerini yırt. Çünkü, Sofi’yi yoldan çıkaran tamah ve taklittir. İkisi oldu mu onun hali ziyandır. ( Beyit : 556-570 )
_ Tanrı davetinden uzak olan kimse, sultan da olsa aç gözlüdür. - Rhat etmek ümidiyle bu dünya zindanından ne tarafa kaçsa orada da senin önüne yine bir bela çıkar. Tanrı’nın halvet yerinden başka, bu dünyada dertsiz, tuzaksız hiçbir bucak yoktur. ( Beyit : 685-690 )
_ Tende kudret oldukça çalışıp kazanmak gerek. Çalışıp kazanmak define bulmaya mani değil. Sen çalış, kazan da define de bulursun, hazine de … Böyle yap ki, sonunda “eğer” illetine uğramayasın. Eğer şunu yapsaydım, yahut bunu yapsaydım gibi şüphelere düşmeyesin. ( Beyit : 734-736 )
_Aptalın sevgisi, şüphesiz ayının sevgisi gibidir. Kini sevgidir, sevgisi kin .. Ahdi gevşek, vefası zayıf ve bozuk.. Ahdiçse bile inanma ! - Eğri sözlü bir adam andını bozar .. onun nefsi beydir, aklı esir.. Farzet ki yüz binlerce defa Mushaf’a yemin etmiş olsun. Madem ki yeminsiz ahdi bozuyor, yemin etse onu da bozar. Çünkü nefsi yeminle bağlarsan nefis, bundan daha çok daralır, perişan olur. ( Beyit : 2130-2136 )
_ Ne mutlu o kişiye ki, kendi kendinin ayıbını görmektedir. Kim ki, birinin ayıbını görürse, o ayıbı kendisinde bulur. ( Byit : 3033 ) Sende o ayıp yoksa da yine emin olma. Olabilir ki o ayıbı sen de yaparsın, günün birinde o ayıp, sende de meydana çıkabilir. ( Beyit : 3037 )
_ Vücudun bütün orgaları zayıflarsa, sabır ve tahammül de zayıflar. Ancak Tanrı sarhoşu olan gerçek ulular bundan ayrı. onların kalplerinde tertemiz bir hayat vadır. Onlar ihtiyar gibi görünseler de, gönülleri geniş ve bahar gibidir. Onların gönülleri Tanrı mescididir. Tanrı erlerinin gönülleri derde düşmedikçe, tanrı; hiçbir milleti rüsvay(rezil) etmemiştir. ( Beyit : 3100 - 3102 )
_ Fikir ona derler ki, bir yol açsın, yol ona derler ki, bir gerçeğe ulşasın. Sultan ona derler ki, kendiliğinden sultan olsun, hazinelerle, askerlerle değil … ( Beyit : 3207-3208 )
_ Sultan değilsen yürü, riayet (saygılı) ol. Kaptan değilsen gemiyi öyle alabildiğine sürme… Ticarette tecrübeli değilsen, yanlız başına dükkan açma. Yorulup olgun hale gelinceye dek birisinin hükmü altına gir. “Susun, dinleyin” emrini işit, süküt et. madem ki, tanrı dili olamadın, kulak kesil.. Söylersen bile sual tarzında söz söyle. Büyüklerle edepli konuş ! ( Beyit : 3454-3456 )
3. CİLTTEN
_ Sözü-özü doğru, temiz kiilerin taşına, toprağına kul olmak, yabancı ve riyakar adamlala dostluktan, onların bağına-bahçesine nail olmaktan yeğdir. Gönlü aydın bir er’e (uluya) kul olmak, sultanların başına tac olmaktan daha iyi … ( Beyit : 639-640 )
_ Dostlar, suretten (dış görünüş ) geçerseniz, her yer sizin için cennettir. Gül bahçesi içinde gül bahçesidir. Suretini kırdın, yaktın mı herşeyin suretini kırmayı öğrendin demektir. ( Beyit : 578-579 )
_ Aklın afeti vehimdir ( şüphe ), zandır. Firavuna herkes : - Sen tanrısın dedikçe, o da kendisinde tanrılık vehmetti. Tanrılık davasını güttü. Vehimden gelen korkuya iyice dikkat et, vehmin kötülüğünü anla ( Beyit : 1356-1358 )
_ Herkes, kahrı lütuftan ayırt eder, anlar. İster bilgi sahibi olsun, ister cahil. .. fakat, kahır içinde gizli olan lütfu, yahut lütuf içinde gizlenmiş bulnan kahrı az kişi anlar. ( Beyit : 1506-1507 )
Add A Comment
You must be logged in to post a comment.