
Bütün hayatıma baktığımda 2007 herhalde en çok kökten değişikliği yaşadığım yıldır. Geçen yıl bu zamanlar bloguma benzer bir sene sonu yazısı yazarken üç beş gün sonra sevgili eşim İlhan’dan evlenme teklifi alacağım aklıma gelmezdi. Sıradışı bir durumda, sıradışı gelişmeler içinde çok sıradışı bir nihayete erdik. Şimdi düşününce çok eğlenceli ve bir o kadar da cesurca geliyor hayatımız adına yaptığımız seçimler.
2007′de yaptıklarımı değil yapamadıklarımı yazsam diye düşünüyorum. Mesela 2007′de hiç yurtdışına çıkamadım. Mesleksel alanda yapmayı çok istediğim bir projeyi hayata geçiremedim. Blogumda ressamlar üzerine bitirmediğim yazılarım var. Kaçırdığım birçok sinema filmi ve gitmediğim konser ve oyun var… şimdi yine değerli Oktay Bora Yağız’ı anacağım; o ” Bir insanın kalitesi ürettiği özürlerin sayısı ile ters orantılıdır” derdi. Dolayısıyla yapamadıklarım için özürüm yok.
Beklenmediklerin yılı 2007′yi kucağımda bebeğimle kapatıyorum. Dünyanın en muhteşem duygusu imiş “anne” olmak. Tam zamanında hayatıma giren canımdan bir parça; sevgili kızım Yaprak.
Bir aile kurmak, bu kararı verebilmek bana hayattaki en zor şey olarak gelmiştir. Kendi kafasına, alışkanlıklarına ve beklentisizliklerine göre yaşamına yön veren benim gibi bir için çok keskin bir viraj bu. İlhan’la açılan önemli bir pencere ve derin manzara.
04 Nisan 2007 ise benim için yılın en üzüntülü günüydü. Sabah erken saatte yaptığımız hastane ziyaretinden 2 saat sonra anneannemi kaybettiğimizin haberini aldım. Onun Bağdat caddesindeki evine babamla giderken hayatımda hiçbir şey, hiçbir kimse için ağlamadığım kadar yürekten dökülmüştü gözyaşlarım. Anneannem benim dostum, sırdaşımdı. Tek avuntum onun çok sevdiğim dedeme kavuşmuş olmasıdır. Nitekim geçen Şeker Bayramından bir önceki gece dedemi ve onu beraber rüyamda gördüm. Biz İlhan’la onlara gitmişiz. İkisi bir arada çok mutlulardı. İkisinin birlikte bana görünmeleri bir nimetti ve rüyam sırasında yaşadığım duygular o kadar gerçekti ki, uyandığımda onların ruhları, enerjileri veya her ne yolla olursa olsun o gece bana geldiklerine sonuna kadar inandım.
Geçen yılki yazımı fazlaca uzatıp, hatta İlhan yüzünden(!) sonunu getirememiştim. Bu sefer kısa tutacağım. Dilerim 2008′de 2007 gibi bol gelişmeli, değişmeli, bereketli ve sağlık dolu geçer, yeni bir ülkede, yepyeni bir dil ve kültür içinde Yaprak, İlhan ve ben mutlu bir hayat kurarız.
Add A Comment
You must be logged in to post a comment.