Tuesday, January 6, 2009

Dostluk Uzerine

Posted by İpek Aral On Ekim - 28 - 2007

Tarihe mal olmuş farklı alanlarda ünlü insanların söylemiş olduğu sözleri okumayı herkes gibi ben de çok severim. Hatta bu şekilde içeriğinde sadece güzel söylemleri barındıran 5-6 kitabım var kütüphanemde. Zaman zaman birini açıp içerisinde dolaşarak kafama nefes aldırıyorum.

28 Ekim pazar sabahı bahsini ettiğim kitaplarımdan biri elime değiverdi, sayfalarını karıştırdım ve “Dostluk” başlığı altındaki sözlere takıldım. Belki algımdaki bu seçiciliğinin nedeni Facebook sayesinde 25 yıldır hiç konuşmadığım ancak çok sevdiğimi hatırladığım ilkokul arkadaşlarım Deniz Özenbaş, Koray Arıkan ile sanki dün berabermişiz gibi yazışabilmemdi. Büyük bir sevgi ve saygı yumağı içinde hissettim kendimi, büyük bir zenginlik…İşte bu nedenle elime gelen “Dostluk” üzerine söylenmiş sözlerden bazılarını bloguma aktarmak istedim;

  • Sevgin yoksa dost arama. Sadi
  • Dostluk, kanatsız sevgidir. Byron
  • Sunulmuş saygıdır dostluk. S.Expery
  • Dostluk, iki vücutta müşterek bir ruha benzer. Aristo
  • Yanımda yürü ve yanlızca dostum kal. Albert Camus
  • Dost kazanmanın tek yolu dost kalabilmektir. Emerson
  • Kendine dost olan, bilin ki herkese dosttur. Seneca
  • Bir dostta yanılmak, dostlarını yanıltmaktan iyidir. Goethe (bu çok ama çok katıldığım bir söz)
  • İçinde bir dostu barındıran ev mutludur. R. Waldo Emerson
  • Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. Cervantes
  • Senin gerçek dostun sana ayıplarını gösterendir. Ebu Cafer-i Sümani
  • Düşmanının bilmesini istemediğin şeyi dostuna söyleme. Schopenhaur (İşte Schopenhaur’u bu yüzden seviyorum; son derece karamsar ancak bir o kadar da gerçekçi)
  • Gerçek dostlukta adi insanların alamayacakları bir tat vardır. La Bruyere
  • Dostluk iyi kimseler arasında çarçabuk temelleşir, güçlükle yıkılır. Beydeba
  • Sönmüş dostluklar üzerine aşılanmış kin ağacı en öldürücü yemişleri verir. Doris Lessing (bir kadından ne doğru bir söz)
  • Güller, laleler, karanfiller, bütün çiçekler solar. Çelik ve demir kırılır ama gerçek dostluk ne solar, ne de kırılır. Nietzsche
  • Gerçek dostluklar, iyi günlerinizde, davet edince sizi ziyaret ederler, kara günlerinizde davetsiz gelirler. Theopmrastur.
  • Bir dostun üzüntüsüne kim olursa katılır; bir dostun başarılarına ise ancak yüksek ruhta olanlar katılır. Oscar Wilde
  • Kardeşlerimi Allah yarattı, fakat dostlarımı ben buldum. Goethe
  • Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur. Montaigne
  • Fenalıklardan uzak duran ve daima verdiği sözü yerine getiren insanlarla dostluk etmeliyiz. Hz. Ali
  • En vefalı dostumuz gölgemizdir, o da yoldşlık etmek için güneşli havaları bekler. Cenap Şahabettin ( C.Şahabettin’den yine karanlık ama fazlasıyla bireyin kendisini yargılamasını sağlayan gerçekçi bir söz)
  • İnsan hiçbir yerde kendisinden iyi dost bulamaz. Charles Dickens

Bana göre insan etrafındaki dostluklarını düşünmeden önce yine dönüp kendisine bakmalıdır. Koyu renkle belirttiğim iki cümle aslında dostluk kavramının temelini bizim için vurguluyor. Acaba birey olarak kendimizin ne kadar dostuyuz? Kendi doğru edimlerimiz yanında yanlışlıklarımızla ne derece yüzleşebiliyoruz ?

Ben kendi hayatım adına “gereksiz, kafasını kullanamayan, yalancı” nitelikteki eski arkadaşlarımı gündelik hayatımdan silmekte hiçbir sakınca görmüyorum. Kimsinin politik olup, olur olmadık herkes ile “arkadaş kalmak” gibi benimsediği tavır benim hayat tarzıma uymuyor. Yüzüne gülüp arkasından elli tane laf eden kişiler benim gözümde “yetersiz” kişilikleri ile hayat adına sadece üstümdeki birer parazit olabililer. Burada tekrar dönüp dolaşıp işime geliyorum. Bu güne kadar binlerce kişi ile profesyonel teknikleri ile mülakat yapan biri olarak dost yapılı insanların nasıl bir bedensel ve zihinsel frekans taşıdıklarını birkaç kelime ile anlatabilirim. Şu üç zıt karakter özelliğini taşıyan insanlar birbirleri ile asla dost olamaz. “Aptal-akıllı”, “ahlaklı(dürüst)-ahlaksız(yalancı)”, “tembel-çalışkan”. Burada zıtlıklardan iki grup oluşturabiliriz. ‘Aptal, ahlaksız ve tembel’ olanlara birinci grup, ‘akıllı, ahlaklı ve çalışkanlara’ ikinci grup dersek, birinci grup ikinci grup üzerinden büyük fayda sağlar ve ikinci gruba büyük ölçüde zarar verir. Ancak uzun vadede bakıldığında ikinci gruptakiler birinci grup yüzünden yaşadıkları berbat olaylar nedeniyle hayatlarına son derece güçlenmiş ve zor da olsa üstlerindeki birinci grup parazitlerini atmış vaziyette devam ederler. Sonuçta uzun vadede ikinci grup yani “iyiler”, birinci gruptan yani “kötülerden” yakasını kurtamış şekilde ve bünyelerine de kattıkları büyük güç sayesinde ciddi anlamda ilerlerler diyebiliriz.

Ben kendimin en iyi dostu olduğumu belirttikten sonra herhalde ikinci en iyi dostumun eşim İlhan olduğu söyleyebilirim büyük bir mutlulukla. Konu dostluk olunca birinci ve ikinci sonrasındaki sıramalaya da gerek yoktur herhalde … :)

Sözlerimi “Tanrı ve aklınız sizi kötülerden korusun” diyerek bitiriyorum. İyi pazarlar …

.

Add A Comment

You must be logged in to post a comment.