Tuesday, January 6, 2009

Hazırlanmalıyım

Posted by İpek Aral On Aralık - 9 - 2006

Dün gece annemlerde kaldığım için sabah erkenden kendimi müzelere atma planım suya düştü. Annemlerden çıkıp evime gelmem saat 12′yi buldu. Bakalım saat şimdi kaç ? … saat 14:50. Harika ! Günün yarısı geçti bile. Hazırlanmalıyım.

Erkan işlerini halledemediği için dün dışarı çıkamadık. Bir değişiklik yapıp (!) bütün gece bilgisayar başında oturup youtube’da müzik ve vs. dinledim, izledim. Bu akşam için arkadaşlarımı arayabilirim ama canım istemiyor.

Alıp başımı yine gidesim geldi uzaklara.
Hiç bilmediğim insanların yaşadığı,
hiç bilmediğim yerlere.
Kendimden başka herşeye,
herkese yabancı olduğum için
kendimi de unutabileceğim anlara.
Mesela eski Lizbon’da
sahil kenarında taşa oturup dakikalarca
açıkları,
etraftaki insanları,
önümde yatan ayaş adamı
izlediğim gibi
veya
dar sokaklarında yavaş yavaş yürürken
“bu şehri, bu insanları da çok seviyorum”
dediğim gibi.
Özgür, sakin, kaygısız
ve mutlu, o anda içimdeki
“yaşıyor olmak” hissini istiyorum.
Bağımsızlığın bağımlılığını yaşama hissini

…herkes kendi olmalı,
…yerinde kaçmalı,
…yerinde dönüp gidebilmeli,
…yerinde ise gözünü kırpmadan bir başkası için ölebilmeli
…aklı delicesine korkarken, yüreği onu cesaret ile sürükleyebilmeli,
…bilinmeyenin sarhoşluğu ile geçmişe, şimdiye, geleceğe sarılabilmeli.
…kendini bir saniyede darmadağın edip, sonra yıllarca uğraşarak toparlayabilmeli.
…seçmeli, eklemeli, denemeli ve atmayı da bilmeli.
…hayat bir yap-boz bulmaca ise, onu her bozduğunda yeni bir resmin hayaline kendini bırakabilmeli,
…en çok da sevmeyi bilmeli

Add A Comment

You must be logged in to post a comment.