Şarap, peynir ( özellikle beyaz peynir, erzincan tulumu ve eski kaşar), meyveli yoğurt çeşitleri, annemin zeytinyağlı bamya, taze fasulye, enginar, börülce, deniz yosunu ve taze baklası, denizin içinden çıkan herşey her türlü pişirme şekli ile, bütün füme çeşitleri, ‘kuru’ olan her türlü meyve, fındık, ceviz, çikolata ( ay ay ) , kornişon salatalık ve babamın lahana turşusu, babamın her türlü balık, kırmızı et, tavuk specialleri, babamın salata ve spagetti sosları ( bazen çıldırsa da ), babamın kaşarlı tostu ve hamburgerleri, babamın hamsi böreği, anneannemin ekşili köfte ve kapuskası, babannemin su böreği, çiğ böreği, iç pilavı, etli ekmeği, bütün sütlü tatlılar, dondurma, türk kahve, dut, mürdüm eriği, elma, kiraz, mercimek ve yayla çorbası, işkembe tuzlama, annemin bir umum garip salataları…
.
En sevdiklerim ve …
On Mart - 15 - 2006
Hayır, benim hiçbir spesiyalim yok, hiç yemek pişirmiyorum. En son sanırım 12 yıl önce pilav pişirmiştim. Üç sene önce almış olduğum ve hala jelatini içinde duran bir wog’um var. Yemek pişirmek deyince içime sıkıntı basıyor, nefesim daralıyor aynen istatistik çalışmak zorunda kaldığım zamanlardaki gibi. Komik olan şimdi roller değişti; artık istatistik bana büyük mutluluk veriyor. Ev toplamaktan da nefret ediyorum. Hiç, hiç, hiç işim gücüm olmayacak ancak ütü yapacağım. Yemek pişirmeyince bulaşık olmuyor zaten. Süs bitkilerimi ve onlarla ilgilenmeyi çok seviyorum. Durum bu, pek iç açıcı değil yani.
Add A Comment
You must be logged in to post a comment.